1.02.2009

Nusrettin Hoju

-Şimdi bak,bi tane Nasrettin Hoca denen bir hoca varmış.Türk bu.Bir gün arkadaşları çağırmış bunu “Gel demişler,karılı kızlı ortam yaptık.Ot da var,döndürürüz bi güzel,şahane makara kukara dönecek.Ne dersin?” .Hoca düşünmüş,ulan ne zamandır ot çekip kafayı kırmıyordum,karı kız desen Elizabeth e talim yapıyoruz ne zamandır.Issız Adam izledim zaten canım çekti çok.Bir gideyim,şansımı deneyeyim demiş.Akşam olmuş gitmiş Hoca parti mekanına,ama gündelik kıyafetleriyle gitmiş.Özenmemiş üstüne başına.Lan sen beni dinliyor musun?
-Kulağım sende abi devam et.
-Tamam hacım kulağın bende,lakin burnun da bende olsun,elinle bir araya gelince pek de nahoş bir ikili oluşturuyorlar doğrusu.
-Tamam hoju,olmaz bir daha.Devam et sen
-Ne diyordum,hoca parti mekanına gitmiş,üst baş günlük kıyafetleri hep.Geçmiş içeri kurulmuş.Bunu gören kızlar burun kıvırmış,erkekler kızlara yaranabilmek için kızlara fıs fıs “ Biz çağırmadık,ama gelmiş işte.gariban,siz o yokmuş gibi davranın,boşverin.” diyerek kendilerini temize çıkarmışlar akıllarınca.Parti boyunca Hocaya kızların hiç biri yanaşmamış,kızlar bunun ağzından tiksindiklerinden ot sırası buna gelince bunu atlamışlar,hakeza şarap sırasında da aynısını tekrarlamışlar.Hoca buna içerlemiş.
"Ağzım pis değil ki lan benim,dişlerimi misvakladım yeni" demiş.Arkadaşları "Yok Nasocum biz onu mu düşünüyoruz allasen,unutmuşuz al iç yahu." diyip şişeyi uzatsalar da hoca "Yok yok!İçin amına koyiim."demiş.Arkadaşları onu içmesi için üsteler,ısrar eder sanmış,o kendini endekslediği ısrarı görememiş arkadaşlarından.Bunun üzerine hoca gideyim evime de iki dirhem bir çekirdek olayım,cümle manitanın aklını alayım demiş.
Gitmiş bi koşu evine.”Ulan hatunların hepsi ilikmiş Allahıma,ama biri de dönüp yüzüme baksın arkadaş.Hadi ondan geçtim ot da çektirmiyorlar,şarap da içirmiyorlar.Onlardan verseler 'ya ben sarhoş oldum' der saldırıya geçerim,ertesi gün de 'sarhoştum hatırlamıyorum' der özür dilerim,o zaman bişey diyemezler.Ekmek çıkarsa ne ala.Bir şeyler yapmak şart oldu” diye düşünmüş.Geçmiş aynanın karşısına “Ulan mahalledeki şarapçı Ulvi Abi’den farkım yok,ben bile vermem kendime,acınacak haldeyim Allah için.Dur şu Salı Pazarından aldığım çakma markalı esvapları takınayım,elimi yüzümü bir temizleyeyim de adama benzeyeyim” demiş.Sakalları makasla düzeltmiş,kulağını pamukla temizlemiş,parfüm sıkmış,ellerini kremlemiş,etek traşını olmuş,gündelik giysilerini çıkarıp en süslü püslü kıyafetlerini giymiş.“Hayatta anlamazlar bunun taklit Armani olduğunu kekolar” diye düşünüp sahte Armani şalvarını giymiş,sahte Ferre gömleğini sırtına geçirmiş,sahte Luis Vuitton kuşağını bağlamış,sahte Prada çarıklarını giymiş.Bir de kürk almış üzerine-o dönemlerin modasıymış hacım bu kürk,tabi o zamanlar fok,aslan kaplan,tilki,kaplumbağa falan bol,dolayısıyla kürk de bol-.Dönmüş parti mekanına.
Kapıyı bunun erkek arkadaşlarından biri açmış.Gözleri fal taşı gibi açılmış,hemen girmiş bizim Nasrettin in koluna içeri almış,salonun eşiğinde durup içerideki ahaliye poz vermiş.Sonra “Öhürm,arkadaşlar size en yakın arkadaşım Nasrettin i tanıtmak istiyorum,yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez.Nasrettinciğim geç yabancılık çekme,kaynaş,çok kaynaşırsan arka odada buharlaşmaya çekil istersen.Gözünü seveyim yabancı gibi durma.” Diyerek hem zorla ona kapı açma görevi veren arkadaşlarına güzel bir gol atmış,hem de ortamın en pırlanta adamı benim kankam ulan mesajı vererek kızları “ arkadaşını söyle sana seni söyleyeyim” atasözünü düşünmeye sevk etmiş.
Gelgelelim bizim hoca tüm gece boyunca şarabını da içmiş,esrarını da çekmiş doyasıya.Dans etmiş binbir kıvrak figürle.Kızlar buna kucak dansı yapmışlar,bu baya bir samimi takılmış kızlarla anlarsın ya.Sözün özü ortamın Yakari'si olmuş.
Gecenin sonuna doğru Hocanın arkadaşlarından ev sahibi olan kızların da kendilerini kaybetmelerinden cesaret bularak “Hadi bu parti şu andan itibaren şokoparti* olsun” diye şahanemsi bir öneride bulunmuş(* = Frenk tarzı eğlence anlayışı,70 lerin sonuna doğru ülkemizde de hatırı sayılır derecede yapılmaya başlandı.Partiye katılan çiftler 1 kase erimiş çikolata alıp bir odaya çekilerek yavaş yavaş çikolatalarını tüketirler.Anlarsınız ya!)Kızlar kıyak kafalarının da etkisiyle hemen kabul etmişler ama hepsi de Hoca’nın kendisini seçmesini istiyormuş.Bir tane kız dayanamamış üstündekileri çıkarıvermiş Hoca’yı etkileyebilmek maksadıyla.
Bunun üzerine Hoca çok sinirlenmiş.“Daha demin ağzımdan tiksinip şaraptan koklatmayan götü boklu şehir tankolarına bak hele sen,aha şu 3 kuruşluk taklit esvapları bir şey sandılar birbirlerini çiğniyorlar şimdi ”diye düşüm düşüm düşünmüş.Sonunda da günümüzde “kaşar,motor,yollu” diye tabir ettiğimiz,o zamanlarda ise “zilli,kahpe,tanko” isimleriyle anılan bu kadınlara bir ders vereyim demiş.Almış bir kase şokellayı hatunun üstüne boca etmiş,ardından üzerindeki kürkü çıkarmış ve kadının açıktaki mahrem yerlerinin üzerine örtmüş.Tüm parti ahalisi şaşkın gözlerle bizim Hocaya bakadursun Hoca dumur etkisi yaratacak sonsözünü söylemiş:
“YE KÜRKÜM YE!”
-Anladın mı şimdi Aykut’çuğum?İnsanlar ilk tanışma anı sonrasında sana karşı tavırlarını üzerindeki kıyafetlere göre belirlerler.Tatlı sözlermiş,hediyelermiş…Bunlar sonra gelecek.
-Anladım hacım.Da aklıma takıldı .Sanki böyle bir fıkra vardı yahu?Ama böyle seninki gibi karı-kız mefhumuna hiç bulaşmamış bir Nasreddin Hoca fıkrasıydı.
-Dil gelişmeye açıktır hoju,dil canlıdır.Fıkranın aslını anlattım ben sana,ama dilden dile aktarılırken zamanla senin dediğin naif hale dönüşmüş.

4 yorum:

  1. dil bu, yeri gelir rahat durmaz. yani demirbeyin söylediği ne varsa doğrudur.

    YanıtlaSil
  2. etkileyici bir hikaye,inanılmaz bir son.bu hikayeye bayılacaksınız!

    YanıtlaSil
  3. süpermiş;)
    eva

    YanıtlaSil

söyle güzelim dinliyorum?