3.06.2014

Daha Nen Olayım İsterdin / Kas Sızınım Senin

Salonun orta yerinde sırt üstü uzanıyordum. 'Gel gel! Gel otur şu ayak bileklerime.' diye çağırdım Buddha'yı yamacıma. Küfür ettiğimi sanıp bel nahiyesinin hemen altını işaret ederek 'Gel gel! Gel sen otur önce bi!' diye sertçe çıkıştı. 'Ben sana küfrediyor muyum ama ayıptır?' diye gönül koyup Kadere Mahkumlar programını açtım. 'Lan ne güzel Jamie reyiz yemek yapıyordu niye geçtin Allah Allah?' diye söylendi. Duymazdan gelip 'Hmm mmm hımmı Hanımey, hmm hmm mmm da zalımey' diye bir süre acıklı türküye eşlik ettim. 'Ulan sözlerini de bilmiyorsun daha, yalandan içlenme bi de. Açsana Jamie'yi!' diye daha sert çıkıştı. Sesindeki siniri fark etmiştim. Boylu poslu adamlardan korkmam ama o vücudu kaslandırmış adamdan korkarım. Döver möver neme gerek akşam akşam düşüncesiyle 'Al ameka!' diyip açtım Jamie'nin programını ve odama gittim.


Gece gündüz Jamie izliyor, Amsterdam'dan Las Vegas'tan dj setleri dinliyor, şaaşalı yabancı dizileri takip ediyorduk. Buddha özel hayatında da bu izlediği programlar çizgisinde ilerliyor fakat bendeniz Demirbey, Buddha da civarlarda değilse Nados Pizza'dan 3 liralık karışık pizza (Mizah, şaka vs değil. Ciddi ciddi 3 lira. Salamlı, sucuklu...) söyleyip yiyor, arabesk müzik eşliğinde dertlenip içiyor ve Akasya Durağı, Cennet Mahallesi gibi yapımlarla şahane eğleniyordum. İçimdeki İzzet Altınmeşe'yi zar zor gizliyordum anlayacağınız. Tabi bu gizli öznem İzzet Altınmeşe etkisinden midir bilinmez; Buddha bir Uzi hızında çiftleşiyor, ben köpek balığının ağzının yanında gezen kahve yancısından hallice balıklar gibi 'Buddhacığım, bu hanımın beyaz tenli, çilli, kulağı güzel ve okuduğu dinlediği güzel şeyler olan hanım arkadaşı var mı?' diye geziyordum. Vardı. Sağ olsun o hanımlar o arkadaşlarıyla beni görüştürüyorlardı da. Ama...
Ama Ah Müjgan Ah işte be.


Beceremiyordum kulp bulmamayı. O değil, bu değil diye nice gelinlik çağdaki kızın hayalleriyle oynadım. Hep bir kusur bulup durdum. Hep Müjgan'la kıyasladım ister istemez. 'Ama Müjgan böyleydi.' , 'Ama Müjgan şöyleydi.' demekten helak oldum.

Odama girdiğimde ne yapacağımı bilemez halde kapıda bir süre durdum. Yapacak hiçbir şey bulamadığım zamanlar yaptığım gibi sigara paketine uzandım ve bir sigara alıp yaktım. Daha ilk dumanı üflemeden Buddha kapıda belirdi. Kapıya arkam dönük olduğu için kapının eşiğine tık tık şeklinde tıkladı ve öhürm diye de ekledi. Ses etmeden dönüp baktım. 'Kız gibi trip atıyorsun hemen. Gel izle hadi Kadere Mahkumlar'ı.' diyerek gönlümü almaya çalıştı. Cevap vermedim. Sigara paketini uzattım. Değiştirmeyeyim diyerek kendi sigarasından bir tane çıkarıp yaktı. Zeki Demirkubuz filmlerindeki adamlar gibi birbirimizin yüzüne bakmadan sigara içiyorduk. Yine yüzüne bakmadan 'Mekik çekmek istemiştim.' dedim. 'Ahahahah' diye güldü ayı gibi. İşte şimdi de 'Avvvanak Kuzenler' tadında bir filmin kahramanları olmuştuk. Sinirli bir bakış fırlattım ve gerisin geri çektim gözlerimi. Halıya, perdeye merdeye bakmaya başladım yeniden. Film yeniden Demirkubuz filmine dönmüştü. 'Ben de kaslı olayım istedim. Baklavaymış, adonismiş edineyim istedim.' dedim. '..Hep mi senin kaslarının çevresinin çevresinden ekmek yemeye çalışacağım. Benim de kasım olsun. Ben de onun çevresinden takılayım istedim. Yetti canıma.' dedim. Sinir krizi geçirmeye kalktım ama henüz tam kıvama gelmemiştim. Geçirmedim sinir krizi falan. Elini omzuma attı. Kafamı çevirdim. Bana bakıyordu. Konuşmak için ağzını açar gibi oldu. Boştaki elimin işaret parmağıyla dudaklarını mühürledim. 'Bana bakarak konuşma.' diye uyardım Buddha'yı. 'Ambians.' dedi. 'Ambians.' dedim. Kafalarımızı başka yönlere doğru çevirdik.


'Aslında senin kassızınım lan ben.' dedim.
'Asıl ben senin bıyıksızınım.' dedi.
'Şu birbirimize söylediğimiz şeyleri bir daha söyleyemeyiz.' dedim.
'Yok ajan. Her zaman söylerim. Canımsın.' dedi.
'O değil yahu kassızınım, bıyıksızınım demek kolay değil. İyi söyledik valla takılmadan.' diye açıkladım yanlış anlaşılmayı.
'Bıyık sızınım!' dedim, 'Yeri gelir kas sızın olurum Müjgan' dedi.
'Müjgan'larımıza o zaman!' diyerek sigaramı ona doğru havaya kaldırdım, o da sigarasını havaya kaldırdı. Tokuşturup Allah ne verdiyse fondipledik dibine yaklaşmış olan sigaralarımızı.

Edit: Adventure Time adlı çizgi filmin, "Ulan nasıl bir çizgi film soundtrack'i olur böyle şapşahane şarkı" dedirten on numara parça bu yazının soundtrack'i.. Hem yazıyı hem şarkıyı beğenirsiniz umarım..





21 yorum:

  1. Ulan gözüm yaşardı vicdansız! Tekrar yaşadım o günü.. Tekrar yaşadım Müjgan'lılığı.. Ağzıma sıçtın akşam akşam.. Ama ben, hayatında bir karıncayı bile incitmemiş ben, Buddha usta, çeker vururum o Müjgan'ı.. Ve dönüp ardıma bakmam bile.. Bıyıklarına malı mülkü dökerim, my brother from another mother!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Raul gibi 15 yıl aynı yüzüğü öpemedik be Buddha. Olsun. Vitrinden bak dene, fiyatını sor alıcı gibi. Sonra koy yerine..

      Kes de keserim şu bıyıkları. Bir sana feda...

      ... dedi Şeref bey kısık bir sesle.

      Sil
  2. Telefondan girdiğim için şarkıyı yarına saklıyorum ama yazı on numaraydı:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O sizin on numaralığınız efem. Şarkıyı dinleyince yoruma bir kez daha gelin, aşırı güzel şarkı zira..

      Sil
    2. 10 numara şarkıymış, cidden. Playlistimde yer aldı bile :)

      Sil
  3. Yaa siz ne komiksiniz :D
    Ben seni ödül listeme eklemeyi unuttum bu arada hiiiii :D
    Çok ayıp bana :D

    Hı bu arada şu robot olmadığınızı kanıtla şeysini kaldırsana çok can sıkıcı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeterince güldürmemiyorum gül cemalini demek ki dördüncü tekil şahıs hanım /:

      Robot şeysini kaldırınca argo içerik çok fazla olduğu için enis büyütücü, hanım azdırıcı kremlerle alakalı çok alakasız Bot yorumlar geliyor. Ama bir sonraki yazıdan itibaren bir deneyeceğim senin için, söz..

      Sil
  4. aa olur mu hiç öyle şey espri konusunda Buddhayla ikiniz süpersiniz :)
    Peki dene bakalım. Teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  5. Ayh hem hüzünlendim hem güldüm. Ne güzel dostsunuz be siz! :)
    Umarım hep müjganlılığa içersiniz sigaranızı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buddha yerine de konuşmak ne kadar doğru bilmem ama bizden geçti öyle Hüsnü'yle Müjgan aşkları. Mantık evliliği derler ya, hah ondan işte. 30'unun ikinci yarısındaki umutsuz vakalardan farksızız artık..

      Sil
  6. püf! burda ne olmuş be?:/
    yazılarını sondan başladım okumaya, ilk yazıda hüzünlendim bak şimdi.
    bu arada, 3 liralık pizzadaki salam sosisi neyin neyle yapıyorlar ki acaba? yemeseneeee!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç gıda zehirlenmesi yaşamamıştım hayatımda. Geçen haftaya dek. Şimdi bi temkinli yerim..
      Ama sunduğu fiyat-tokluk oranı o kadar cazipti ki öğrencilik yıllarında, zorundaydık bi yerde (:

      Sil
    2. öğrencilikde neler yiyip içmedik ki?:)) sindirim sistemimin ve karaciğerimin bir kısmını öğrenci evinin banyosunda kaybettiğimi düşünürüm halen:)

      Sil
  7. Blog dünyasında mı tanıştınız siz?
    Kıskandım be,ben de istiyom böyle dost :(
    Çok sevdim yazıyı (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok. Iki ayrı Müjgan'dan gözlerimizi ayırdığımız anda birbirimiz gördük. The brother from another mother denen raddeye kadar da sevdik saydık birbirimizi.
      Ilk yorumun bu, yazıyı beğenmene sevindim. Yine uğrarsın umarım (:

      Sil
  8. Aynı bedende can gibi, çift sarılı yumurta gibisiniz yaff
    Daha çok yaz Demirbey şu keyifli maceralarınızı lütfen

    **Ben hala yatağındaki düşman yazının gülme efektini devam ettirmekteyim bu arada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 'Müjgan' inlemelerini biraz kenara bırakıp devam edeceğim bundan sonra, daha da güleceksin bak, garanti veriyorum.

      Sil
  9. Şarkıyı 4. kez dinliyorum. Bu havalarda bile içime enerji doldurdu.

    YanıtlaSil
  10. Şarkıyı 4. kez dinliyorum. Bu havalara rağmen içimi enerji ile doldurdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Negzel. Yazılar kadar önemli o soundtrackler de. Sevindim beğenmene (:

      Sil

söyle güzelim dinliyorum?